21 Ağustos 2017

Osmanlıspor Deplasman Hikayesi

Osmanlıspor Deplasman Hikayesi
Osmanlıspor Deplasman Hikayesi

Henüz daha Kayseri maçı yeni bitmişken yıllardır özlenilen futbolun sahada ortaya konması bir sonraki maçın bir an önce gelmesi isteğini kat ve kat arttırıyordu. Sırada Osmanlı deplasmanı vardı ve tüm temsilciliklerimiz, Anadolu kulüplerinin bizlere yaptığı fahiş deplasman tribünü fiyatlarına rağmen Anadolu’nun her yerinden başkent Ankara’ya doğru yola koyulmak için hazırlıklarını yapmaya başlamıştı. Neyse ki son iki yılın dondurucu soğuklarının aksine bu sene sıcak bir ağustos günü konuk oluyorduk Ankara’nın kervangeçmez bozkırlarına.

 

Gece çıkılan deplasmanları sevsek de en çok yakın deplasman saydığımız Ankara’ya gitmek için maçın saatinin de hayli geç olmasıyla öğlene doğru İncirli üssüne yola koyuluyorduk. Hafiften yapılan kahvaltılar, sohbetler sonrası otobüslerin gelmesiyle birlikte bizler iki otobüse ayrılarak Galatasaray Tribünü toplamda 4 otobüsle seferine başlıyordu.

 

İstanbul’un trafiğinden kurtulup Mehmetçik Vakfı’nda verilen kısa mola sonrası arka koltuklarda Coco Jamboo eşliğinde başlayan ‘Ya Ya Yeah Ndiaye Ya Ya Yeah’ bestesi kendisini ‘Ooo Mariano Mariano’ diyerek roman havasına dahası ‘O Sen Olsan Bari Batefimbi Gomis Remix’ e bırakıyordu. Eğlenilerek devam edilen yolculuk içerisinde ne kadar uzun sürdüğünü anlayamasak da maça 2 saat kala kendimizi şehir girişinde rutin kontroller içerisinde buluyorduk. Jandarmaların hatıra fotoğrafı isteklerini kırmayarak yolumuza devam ederken kimsenin normal zamanda uğramayacağı ıssız topraklarda trafik sürprizi bizi bekliyordu.

 

Maça kısa bir süre kala stada vardıktan sonra polisin türlü zorluk çıkarmalarına rağmen tribündeki yerimizi alıyor, İzmir’den Karabük’ten, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen arkadaşlarımızla hasret gideriyorduk. Maçın başlamasıyla birlikte gerek sahada gerekse tribünde harika bir Galatasaray vardı. Peş peşe gelen goller, goller geldikçe daha da yüksek sesle bağrılan besteler ‘Her zaman her yerde en büyük Cimbom!’ mesajını yeniden dağa taşa iletiyordu. Galatasaray ayağa kalkıyor eski günlerdeki gibi gümbür gümbür geliyordu.

 

Maç sonunda sahada oynanan futbolun, kazanılan 3 puanın, yapılan güzel tribünün tadı herkesin damağındaydı. Güzel deplasman ve alınan galibiyetin keyfi çıkarılıyordu. Bir sonraki deplasmanda görüşmek üzere farklı şehirlerden gelen arkadaşlarımızla vedalaşarak otobüsün yolunu tuttuktan sonra günün tatlı yorgunluğuyla beraber herkes yavaştan bir köşeye doğru çekiliyordu. Kendimizi güneşli bir pazar sabahı erken saatlerde tüm ihtişamıyla İstanbul bizi karşılarken buluyorduk. Kimseler daha uyanmamışken ortama ayak uydurup dinlenme sırası artık bizdeydi.

 

Bir sonraki durağımızda görüşmek üzere, hoşçakalın!
#NextStationAntalya

 

Kampüslerin Tek Efendisi!
ultrAslan UNI

Paylaş: