3 Eylül 2016

Manisa Deplasman Hikayesi

Manisa Deplasman Hikayesi
Manisa Deplasman Hikayesi

Var olduğun her yere biz hep geleceğiz diyerek başladığımız bu yolda, sonunda kupa olan Konya yolculuğun ardından “Berlin Panteri” lakaplı efsanemiz Turgay Şeren’in anısına düzenlenen bu sezon, ilk deplasmanın adresi Manisa’ydı. Her zamanki gibi yapılan rutin düzenlemelerin ve listelerin ardından artık geriye yola çıkmak kalmıştı. Bir cumartesi sabahı, İstanbul hafta sonu tatilinin ilk gününe yağmur çiselemeleriyle uyanırken sarı kırmızı sevdasıyla güne uyanan bizler sabahın erken saatlerinde  deplase hareketler ile hafta sonuna giriş yapıyorduk.

 

Galatasaray Tribünü abisiyle kardeşiyle kol kola şekilde her zamanki gibi İncirli üssümüzden otobüslerle Manisa’ya doğru yola çıkıyorduk. Yağmur eşliğinde Eskihisar’a vardığımızda gözler Galatasaray feribotunu arasa da bu sefer sıradan bir feribotla yola devam ediyorduk. Etraftan bakıldığında bizim olduğumuz her yer Galatasaray ismini aldığından çok da değişen bir şey olmuyordu.

 

Hasretin sona ermesi sonucu Özkan Abi de bizlerle deplasman yolunda olan abilerimizden, feribot molasında sohbet edilirken arkadan bir anda besteler peş peşe patlamaya başlıyor. Özkan Abi sana canımız feda… Topçulardan sonra yola tekrardan otobüslerle devam ederken her zamanki gibi makara sohbet bir an olsun bile eksik değil. Bir de üstüne büyük emektar, ünlü düşünür Hasan Kaptan bizim otobüste olunca Manisa deplasmanı tadından yenmez bir hal alıyor. Tat deyince hazır Manisa yolundayken bu mevsimde “Keşke kavun bulsak da yesek” diye içimizden geçirirken Manisalı olan Berkay kardeşimiz bize güzel bir kavun sürprizi yapıyor ve Hasan Abi’nin kardeşlerini elleriyle beslemesiyle beraber bu deplasman akıllardan uzun süre çıkmayacak bir deplasman olmaya başlıyor. Daha kavunları bitiremeden yine duruyoruz ve bu sefer Akhisar tribün grubu Akhigolar bizi güzelce ağırlıyorlar. Bu misafirperverliklerinden dolayı Akhigolar’a da buradan teşekkür ediyoruz.

 

Kavun köfte derken enerjiyle doluyoruz stada geçerken. Artık bu enerjiyi kullanıp tribünde takıma destek olma vakti. İlk dakikalarda yediğimize golle geriye düşsek de takımın buradan eli boş dönmeyeceği ortada. Güzel bir oyunun getirdiği galibiyet ve mükemmel bir tribün performansı ile 90 dakikayı tamamlıyoruz. Tam tribünleri boşaltıp yola koyulacak iken emniyetin gereksiz tuhaflıkları çeşitli sorunların oluşmasına neden olsa da sorunsuz bir şekilde dönüş yoluna geçiyoruz.

 

Manisa’dan çıkarken günün yorgunluğu sonrası herkes bir köşede uyku moduna geçerken otobüse yavaştan bir sessizlik çöküyordu. Pazar sabahı insanlar ailesiyle kahvaltısını yapıp gazetelerinden maçın detaylarını okurken bizler de ailemizle İstanbul’a giriş yapıyor ve bir deplasmanın daha sonuna geliyorduk. Sırada kısmetse Kayseri deplasmanı ve öncesinde Alpaslan Dikmen Hatıra Ormanı organizasyonu ile devam edeceğiz.

 

Var olduğun her yere biz hep geleceğiz Galatasaray!
Bazen kürekle, bazen kavunla…

Paylaş: