9 Mart 2017

Engelsiz Aslanlar Yalova Deplasmanı Hikayesi

Engelsiz Aslanlar Yalova Deplasmanı Hikayesi
Engelsiz Aslanlar Yalova Deplasmanı Hikayesi

Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı nam-ı diğer Engelsiz Aslanlar, takım sporlarında tarihin en başarılı Türk takımı. Engellerin üstesinden gelmeyi başarmış insanların hikayesi.. Bu sene her zamankinden daha da yalnızlar!

 

“Her dalda nice kupalar
Son hedef şampiyonluklar
Her kolda yarışmamız var
Zaferlere kavuşmamız var”

 

Yönettikleri kulübün marşını dahi anlayamamış/özümseyememiş bir yönetim hatta zihniyetin sportif başarıdan uzak olmak bir tarafa sahip olduğu branşlardaki maçlardan bihaber olduğu, taraftarlarına bile doğru şekilde duyuramadığı bir dönemde Engelsiz Aslanlar’ın tek destekçisi arkasındaki taraftarıydı. Bu branşa her zaman çok daha ayrı bir önem veren bizler, tam da bu zamanda bu takıma daha da çok sahip çıkmalı ve onların yanlarında olduğumuzu onlara her zamankinden daha da çok hissettirmeliydik.

 

Galatasaray’ın bile kendinden vazgeçtiği bu dönemde fikstür, armanın peşinde kilometreler gitmekten vazgeçmeyen bizlere Yalova’yı işaret ediyordu. Maçın gün ve saatini doğru şekilde aktarmayı beceremeyen kulübü dikkate almayıp bizzat takımın kendisinden gün ve saati teyit ettiğimiz dakikalara eş zamanlı olarak deplasman listeleri de hızlı bir girişle hazırlanmaya başlıyordu. Listeler yapıldığında ultrAslan’ın üniversite oluşumu olan #ultrAslanUNI olarak bizler İstanbul’dan 5 otobüs olmak üzere çevre illerdeki üniversite temsilciliklerimizle birlikte Yalova’ya çıkarma yapıyorduk.

 

Özellikle son dönemlerde sosyal medya üzerinden tribünü kurtaran veya komik ithamlarla insanları lekelemeye çalışan kişilerin verilen emeklere ve yapılan icraatlere 3 maymunu oynayacağını bilerek gidiyorduk ve bu durum hiç de umrumuzda değildi, her zamanki gibi bize göre doğru olanın peşindeydik. Bu kadar güçlü bir şekilde yola çıkarken bir tribünün can damarlarından olan pankartlarının yanına yenilerini eklemenin zamanı gelmişti. Her biri okuduğu farklı bölümlerin aksine ultrAslan UNI Güzel Sanatlar Fakültesi‘nin bir parçası olan bizler bu sefer boyama sanatı için hızlı bir şekilde koordine oluyorduk.

 

Bir kısmımız için okulun bahçesinde bir önceki geceden sabahlayıp pankart boyayarak başlayan deplasman hikayesi öğlene doğru İstanbul’un çeşitli yerlerinden kalkarak Mehmetçik Vakfı’nda birleşen 5 otobüs üniversite öğrencisiyle devam ediyordu. Her otobüste farklı bir macera ile devam edilen yolda grubun sevilen simaları yolu daha da güzel hale getiriyordu. Yalova öncesi feribota sıra geldiğinde ritüel her zamanki gibi devam ediyor, feribot sarı kırmızıya donatılarak maviliklerin içerisinden karşı kıyıya doğru yol alıyordu.

 

Yalova’ya geçiş, salona varış ve maçın başlamasıyla beraber “Her Yerdeyiz” ve “Peşindeyiz” sloganlarının hakkını fazlasıyla vererek sahadan da galibiyeti alarak salondan ayrılıyorduk. Dönüş yolunda bir başka deplasman ritüeli olan Köfteci Yusuf’a uğradıktan sonra yine feribotu esir alarak kendimizi İstanbul semalarında buluyorduk. Dönüp arkamıza baktığımızda bir deplasmanı daha alnımızın akıyla iyi bir işi geride bırakmanın mutluluğuyla tamamlarken bizler armanın hakkını verenlerin koşullar ne olursa olsun her zaman arkasında olmaya devam edeceğiz.

 

Bu kulübün en büyük değerlerinden biri olan Galatasaray Lisesi’ni ve Galatasaray armasını sahiplenen milyonları bu kulübün bir parçası olarak görmeyen ve kendilerini elit olarak adlandıran zat-ı muhteremlere inat daha yüksek sesle haykıracağız:

 

O Koltuk Tapulu Malınız Değil
Cimbombom Halkındır Lisenin Değil!

 

Yeni deplasman hikayelerinde tekrar görüşmek üzere..

 

Kampüslerin Tek Efendisi

 

ultrAslan UNI!

Paylaş: